Kabızlık; bağırsak hareketlerinin
yavaşladığı, dışkılama sıklığı ve hacminin azalıdığı, bağırsak işlev
bozukluğudur. Dışkılama gerçekleştiğinde dahi dışkı genellikle sert ve
kurudur. Genellemenin standart olmadığı kabızlık olguları, genellikle
bireysel değerlendirmeler göz önüne alınarak teşhise gidilmesi doğru bir
yaklaşım olur. Pati dostumuzun günlük rutininden daha az kaka yapması
veya sıklığının azalmasını, kabızlık olarak değerlendirilebilir. Çünkü
cins, yaş ve en önemlisi beslenme modeli, dışkının: sıklığı, kıvamı ve
miktarını değiştirmektedir. Her şeyin rutinde olduğu durumlarda sıklık,
kıvam ve miktarda azalma kabızlık olarak değerlendirilmelidir. Kabızlık
riskleri ile birlikte ishale kıyasla daha az korkutucudur. Ancak göz
ardı edilmemelidir! Bu yazımızda kabızlığa yani konstipasyona gelin bir
göz atalım. Nedenlerle birlikte çözümleri yan yana sıraladığım yazımızda
keyifli okumalar dilerim.
Çoğunlukla tek bir semptomun varlığı, tek neden kaynaklı değildir,
zira biyojik bilimlerde tıbbı bu kadar karmaşık yapan durum da budur.
İki kere iki çoğunlukla dört yapmaz. Ancak kabızlık bazen gerçektende
onu tetikleyen yakın ilişkili nedenlerden oluşur ve o sebeb ortadan
kalktığında, kabızlıktan kurtulmuş oluruz.. Elbette kabızlığı dolaylı
yoldan neden olan çoklu nedenler de olabilir. Kabızlığa neden olan
ilaçlar (antialerjikler, idrar söktürücüler, narkotik ağrı kesiciler ve
sükralfat) burada dikkatten kaçmamalıdır, eğer ki aktif bir medikal
tedavi süresindeyseniz kabızlık, ilaç kullanımının son bulmasıyla sona
erecektir. Kabızlığa neden olan hastalıkları sıralamadan önce göz ardı
edilen bir neden daha var. Normal bağırsak hareketlerinin geçişini
değiştiren korku, endişe ve diğer davranışsal durumlar… Özellikle stres
bizlerde olduğu gibi pati dostlarımızda da kabızlık nedeni olabilir.
Sizin ve bulunduğunuz ortamda yaşadığınız gerginliklerin onları da
etkilediğini unutmayalım. Süre nasıl gözlenmeli..? Genellikle dışkının
ve sıklığının azalması şeklinde eğilim gösteren bu değişkenler 10 günü
aşıyorsa, kabızlık için kronikleşmeden bahsedilmeye başlanır. Hormonal
hastalıklar (hipotiroidizm, hiperparatiroidizm) yetersiz egzersiz ve
fiziksel aktivite özetle vücudu dur diyen tüm fiziksel ve hormonsal
faaliyetlerdeki aksama dışkı geçişini yavaşlatır. Diğer istisnai
durumlar ise büyük kütleli ve sindirilmeyen yabancı cisimlerin bağırsak
tıkanıklığına neden olmasıyla gelişir, burada risk ciddi ve çoğunlukla
cerrahi/girişimsel müdahale gerektirir. Bu neden kaynaklı bir
kabızlıktan şüpheleniyorsanız vakit kaybetmeden veteriner hekimize
danışın. Dışkılama anatomik olarak köpek ve kedilerde arka ayakların
belirli bir açıyla pozisyon alması ile gerçekleşir, çoğu yaşlı
(geriatrik) patili dostumuzda eklem problemleri (osteoartrit gibi ağrılı
durumlar) buna müsaade etmez ve dışkılama güçlüğü nedeniyle daha az
dışkılama gerçekleşir. Bu durum kabızlık değildir ancak zamanla
kabızlığa dönüşen bir hal almasına zemin hazırlar. Bunun yanında yaş ve
cinsiyetten bağımsız en ciddi problem anal kese yangılarıdır. Yangılanan
anüs çevresindeki bezler şişer ve dışkı geçişi için dar bir alan
yaratır, bu aynı zamanda inflamasyonla birlikte sancılı dışkılamaya da
neden olur ve dışkı geçişine pati dostumuz izin vermez. İleri
komplikasyon olarak karşımıza megakolan dediğimiz kalın bağırsağın
büyümesi durumu çıkar. Anal kese yangıları ve anal kesenin muayenesi
belirli aralıklarla takip edilmeli ve kontrol altına alınmalıdır.
Özellikle 10 yaş sonrası yılda bir kolonoskobik muayene kolon veya
rektumdaki tümörleri veya kitlelerin tespiti için önemlidir, zira kalın
bağırsak tümörleri her zaman ishal ile değil kronikleşmiş kabızlık
olarak da kendini gösterebilir.
Ve bu böyle devam ederken, bir sindirim sistemi problemi olan kabızlıkta neyi unuttuk? Tabiki de unutmadık anca sıra geldi.. Beslenme! Yanlış beslenme!
Hatırlarsak ilk satırlarda kabızlık için kuru ve sert dışkı
demiştik.. E bunun için en doğru yorum az su tüketimi olacaktır.
Susuzluk ve az su tüketimi dışkının sindirim kanalında her şey normalken
‘’sert ve kuru’’ bir hal almasını sağlar. Özellikle yaz ayarında
sıcaklık stresi su tüketimini azaltmakta, kaybını arttırmaktadır. Su
kaplarında suyun tazeliğine daha çok özen gösterilmeli ve değiştirme
sıklığı arttırmalıyız.
Gelelim beslenmeye...
Su tüketimi dedik elbette ama gıdada ki su oranı? Beslenme de su
içmek önemli ancak gıdalardaki su oranı da kabızlıkta önemli yer tutar.
Bu açıdan suyu çekilmiş/kuru mama tüketimi böbrek rahatsızlıkları başta
olmaz üzere bağırsakları da susuz bırakabilmektedir. Birincil beslenme
önerisi ve desteği lifli beslenmektir. Lif gıda geçişini dengelediği
gibi lifli çoğu gıda (yeşil sebzeler vb) yüksek oranda su ihtiva eder.
Bizlerde oluğu gibi lifli gıda tüketmenin en güzel avantajı su ve dışkı
hacmini iyileştirmesidir. Örneğin bal kabağı! İyi bir lif olmasının
yanında, C vitamini, magnezyum ve potasyum kaynağıdır, Hazır mıyız?
Özellikle çiğ bal kabağı %86 oranında su ihtiva eder. Ancak etle
beslenen ve etle beslenmesi elzem olan kedimiz de kabız olsa, protein
dengesi önemli vazgeçilmezler arasındadır. Kabızlık semptomları ve
dışkılama binlerce nedenle açıklansa da disbiyozisi hatırlatmadan
geçemem, dengesiz bağırsak mikrobiyotası, sofrada eksik olan
probiyotikler birçok patolojinin tetikleyicisidir. Küçük bir mikrobiyota
ve probiyotik kullanalım hatırlatmasından sonra beslenme modeline sıcak
bir geçiş yapabilir. Evet, lif önemli ancak proteinin de suyunu
unutmamak gerekir. Proteinin suyu ne demek dediğinizi duydum,
açıklayayım. BARF beslenme!
‘’BARF yani ‘Biyolojik Açıdan Uygun Çiğ Besin (Biologically Appropriate Raw Food)’’
Doğru oranda kombinasyon ile hem etten gelen hem de sebzeden gelen
sağlık deposu suyu kayıpsız bir şekilde sindirim sitemine göndermiş
oluyoruz. Zira BARF diyetinde dışkı orijinal kıvama çok daha rahat
ulaşır, çiğ sebzelerden gelen bir tek su değil, ölmemiş antioksidanlar
ile bağırsağı oksidatif stresten de korumuş oluruz.
Kabızlık uzun tüylü köpek ırklarında anüs etrafındaki tüylerin
topaklanması ile dışkı yolunun kapanması gibi sebeplerden, bizzat
tüylerin yalanarak yutulması ile bağırsak yolunda topaklanmasına kadar
uzak yakın ilişkili birçok nedeni kapsayabilir. Burada bahsini
geçirdiğimiz konular ve bahsedemediğimiz birçok sebep bir kenara dursun;
yeterli su tüketimi, doğru oranda lifli gıda ve en olmazsa olmazımız egzersizlerimizi ihmal etmeyelim.
Ege ÇATALKAYA
Uzm. Veteriner Hekim







Yorum Yazın